Mikrofon empedansı, bir mikrofonun ses sinyallerine karşı gösterdiği toplam elektriksel dirençtir. AC (alternatif akım) devrelerinde empedans, hem direnç (rezistans) hem de reaktans (endüktif ve kapasitif reaktans) bileşenlerini içeren karmaşık bir büyüklüktür. Mikrofon bağlamında, bu değer mikrofonun iç yapısı (transdüser tipi, bobin, diyafram vb.) ve harici bağlantı elemanları (kablolar, preamp giriş empedansı) ile yakından ilişkilidir. Empedans, mikrofonun ürettiği sinyalin bir ses sistemindeki bir sonraki bileşene (mikser, amplifikatör, ses arabirimi) ne kadar verimli aktarılacağını belirleyen kritik bir parametredir. Genellikle Ohm (Ω) birimiyle ifade edilir ve mikrofonun çıkış empedansı olarak belirtilir. Düşük empedanslı mikrofonlar (genellikle 200 Ω veya daha az), uzun kablo mesafelerinde ve birden fazla cihazın paralel bağlandığı durumlarda sinyal kaybını ve gürültüye duyarlılığı minimize etme eğilimindedir, bu da onları profesyonel ses uygulamaları için daha uygun kılar.
Mikrofon empedansı, özellikle elektromanyetik prensiplerle çalışan dinamik ve kondenser mikrofonlarda temel bir mühendislik parametresidir. Dinamik mikrofonlarda, ses dalgalarının diyaframı hareket ettirmesi sonucu oluşan mekanik enerji, bobin ve mıknatıs arasındaki etkileşimle elektriksel enerjiye dönüştürülür; bu süreçte oluşan bobinin endüktif reaktansı ve kablo direnci ana empedans bileşenlerindendir. Kondenser mikrofonlarda ise, ses dalgalarının diyaframı hareket ettirmesiyle plakalara uygulanan gerilimde değişim meydana gelir ve bu değişim, genellikle bir ön yükseltici (fet veya tüp) aracılığıyla işlenir; bu tipte, transdüserin kendi iç direnci ve ön yükseltici devresinin girişi ile oluşan karmaşık bir empedans yapısı söz konusudur. Mikrofonun nominal empedans değeri, genellikle belirli bir frekanstaki (örneğin 1 kHz) ölçüme dayanır ve bu değer, mikrofonun bağlantı yapacağı preamp veya mikserin giriş empedansı ile eşleştirildiğinde en iyi sinyal transferini sağlamak için tasarlanır. Giriş empedansının mikrofon çıkış empedansından en az beş ila on kat daha yüksek olması, sinyal bütünlüğünü korumak ve frekans tepkisinde bozulmaları önlemek adına ideal kabul edilir.