Geçtiğimiz Eylül ayında Las Vegas Belediye Başkanı Shelley Berkley, uluslararası ziyaretçi sayısındaki ciddi düşüşle mücadele eden şehir için Kanadalı gezginlere yönelik bir çağrıda bulunmuştu: “Las Vegas Belediye Başkanı olarak, Kanada'daki herkese söylüyorum, lütfen gelin. Sizi seviyoruz, size ihtiyacımız var ve sizi özlüyoruz.” Bu çağrı, ABD'nin turizm odaklı şehirlerinin karşılaştığı zorlukların bir göstergesiydi.
Las Vegas Konvansiyon ve Ziyaretçi Otoritesi (LVCVA) verilerine göre, 2025 yılında Las Vegas'ı ziyaret eden Kanadalı turist sayısı, 2024'teki 1,4 milyondan 1,2 milyona düşerek %17,4'lük bir azalma gösterdi. Bu eğilim, ABD geneline bakıldığında da benzer bir tablo çiziyor; Kanada hükümeti verileri, 2025'te Kanadalıların ABD'ye yaptığı ziyaretlerde yıllık bazda %25'lik bir düşüş olduğunu ortaya koyuyor.
Kanadalı Seyahatlerde Gözlemlenen Keskin Düşüşün Detayları
Toronto Üniversitesi Şehirler Okulu tarafından Salı günü yayımlanan bir cep telefonu aktivite verisi analizi, Kanadalıların ABD metropol alanlarına yaptığı ziyaretlerde yıllık bazda %42'lik bir medyan düşüş tespit etti. Bu önemli düşüş sadece Orlando ve Las Vegas gibi turizm merkezleriyle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda Dallas ve Grand Rapids, Michigan gibi büyük sanayi ve finans merkezlerini de etkiledi.
Bu bölgeler, önemli turizm cazibelerine sahip olmalarının yanı sıra, Kanada ile güçlü iş bağlantılarına da sahip. Örneğin, Scotiabank 2026 başlarında Dallas'ta bir bölgesel genel merkez açarken, Royal Bank of Canada, Bank of Montreal ve Canadian Imperial Bank of Commerce gibi büyük Kanadalı finans kuruluşları da bölgede varlık gösteriyor. Grand Rapids ise Kanada'nın otomotiv endüstrisiyle yakın ilişkilere sahip ve kısa süre önce Ontario'daki Vaughan şehrini kardeş şehir ilan etti. Dallas, Kanadalı ziyaretçilerde neredeyse %50'lik bir yıllık düşüşe tanık olurken, Grand Rapids %53'lük bir düşüş yaşadı.
Kanadalıların ABD İş Gezilerinden Uzaklaşmasının Nedenleri
Analizin ortak yazarı ve Toronto Üniversitesi Şehirler Okulu Direktörü Karen Chapple, bu düşüşün büyük ölçüde Kanadalıların Amerikan mallarını boykot etme eğiliminin bir uzantısı olduğuna inanıyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın küresel tarifeleri uygulamaya koymasından ve özellikle çoğu Kanada ithalatına %25 vergi getirmesinden bu yana bir yılı aşkın bir süre geçti. Bu vergiler ve Trump'ın Kanada'nın 51. eyalet olması yönündeki açıklamaları, Kanadalıların güney komşularına yönelik olumsuz bakış açısını güçlendirdi. Politico tarafından Şubat ayında 2.000 Kanadalı yetişkin üzerinde yapılan bir anket, katılımcıların %58'inin ABD'yi güvenilir bir müttefik olarak görmediğini, neredeyse %80'inin ise Trump'ın ABD-Kanada ilişkilerini zayıflattığını düşündüğünü ortaya koydu.
Chapple, bu durumun “Eğer kişisel hayatlarımızda boykot yapacaksak, iş hayatımızda da yapalım” düşüncesinden kaynaklandığını belirtiyor. Bu olumsuz duygular, Kanadalıların ABD ekonomisinden önemli ölçüde geri çekilmesine yol açtı. Ekonomik ve Politik Araştırmalar Merkezi (Center for Economic and Policy Research) tarafından yapılan bir araştırmaya göre, 2025 ortası itibarıyla Kanadalı ziyaretçi oranının en yüksek olduğu ABD işletmelerinde, diğer pazarlara kıyasla yaklaşık %6 daha az çalışan bulunuyordu. Bu durum, bu işletmelerde 14.000 ila 42.000 arasında iş kaybına denk geliyor.
İş Seyahatlerindeki Düşüşün Ekonomik Etkisi
Chapple, iş seyahatlerindeki azalmanın turist kaybından daha maliyetli olabileceği görüşünde. ABD Seyahat Birliği'ne göre, iş seyahatleri ABD'ye yapılan toplam seyahatlerin yaklaşık %20'sini oluştursa da, hava yolu ve konaklama gelirlerinin yaklaşık %60'ını karşılıyor. Bunun nedeni, iş seyahatlerinin tatil amaçlı seyahatlere kıyasla daha fazla otel, konferans merkezi ve restoran harcamalarını gerektirmesi; tatilciler ise genellikle aile veya arkadaş ziyareti için seyahat ediyor.
Elbette, Kanadalılar hala ABD varlıklarına önemli miktarda para yatırmaya devam ediyor. 2025 yılının Ocak-Mayıs ayları arasında, Kanada Ulusal Bankası Finansal Piyasalar verilerine göre, Kanadalı yatırımcılar ABD hisse senetleri ve borçlanma araçlarına net 59,9 milyar Kanada doları (43,3 milyar ABD doları) yatırdı. Bu rakam, en az 1990'dan bu yana yılın başından itibaren gerçekleşen en yüksek meblağdır. Buna rağmen Chapple, daha az sayıda Kanadalı ziyaretçinin uzun vadede ABD'nin kilit tarihi müttefiklerinden birinden daha fazla ekonomik geri çekilmenin habercisi olabileceği uyarısında bulunuyor.
Sonuç ve Geleceğe Yönelik Değerlendirme
Bu veriler, ABD ile Kanada arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkilerde bir dönüm noktasına işaret edebilir. Turizmdeki düşüşün yanı sıra, iş dünyası bağlantılarındaki zayıflama, iki ülke arasındaki ekonomik entegrasyonun geleceği hakkında soru işaretleri yaratıyor. Karen Chapple'ın da belirttiği gibi, “Bu, devam edebilecek bir değişimin başlangıcını gösteriyor. Kesin olarak söylemek zor.” Bu durum, ABD'nin ekonomik stratejilerini ve Kanada ile olan ilişkilerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini ortaya koyuyor.