Avustralya'nın kuzey Yeni Güney Galler eyaletinde yakın zamanda yaşanan ve bir yarı römorkun otoyolda alev almasıyla sonuçlanan trajik olay, sadece sürücünün değil, aynı zamanda araçta bulunan yaklaşık 60 büyükbaş hayvanın da hayatını tehlikeye attı. Olay yerinde bir yükleme rampası bulunmaması nedeniyle, korkmuş hayvanlar yanan araçtan doğrudan yola atlamak zorunda kaldı. Bu durum, bazı hayvanların yaralanmasına, bazılarının ise paniğe kapılarak otoyolda kaçmasına yol açtı. Maalesef, bu olayda bazı hayvanlar hayatını kaybetti. Bu tür hadiseler, Avustralya'daki binlerce çiftlik hayvanının maruz kaldığı göz ardı edilen riskleri gözler önüne seriyor. Sığır ve koyunlar, çiftliklerden hayvan pazarlarına, mülkler arası transferlere veya mezbahalara kadar düzenli olarak uzun mesafeler boyunca taşınıyor. Bu taşıma süreci, hayvanlar için ciddi bir stres kaynağı olup, yolculuk sırasında yaralanmalarına veya ölmelerine neden olabiliyor. Hatta bazıları o kadar hasta, zayıf veya yaralı bir şekilde pazarlara varıyor ki, veteriner hekimler tarafından ötenazi uygulanması gerekebiliyor.
Bu sorunlara rağmen, Avustralya'da çiftlik hayvanlarının hayvan pazarlarına vardıktan sonraki durumlarına ilişkin bilimsel araştırmalar oldukça sınırlı kalmıştır. Yakın zamanda 'Animal Welfare' dergisinde yayımlanan bir çalışma, bu bilgi boşluğunu doldurmayı amaçlamaktadır. Bu araştırma, Yeni Güney Galler eyaletindeki hayvan pazarlarında sığır ve koyunların ölüm oranlarını belgeleyen ilk kapsamlı çalışma olma özelliğini taşımaktadır. Bu durum, sadece önemli bir hayvan refahı sorunu olmanın ötesinde, aynı zamanda ciddi ekonomik etkileri de beraberinde getirmektedir. Neyse ki, bu sorunların çözümü için atılabilecek adımlar mevcuttur.
Hayvan Pazarlarında Ölüm Oranları Üzerine Veri Analizi
Bu çalışma, Yeni Güney Galler Tarım Bakanlığı'nda görevli veteriner hekimlerin iş birliği ile mümkün olmuştur. Bu veteriner hekimler, hayvan pazarlarındaki hayvan refahını düzenli olarak izlemektedir. Araştırmacılara, Ulusal Hayvan Kimlik Sistemi (NLIS) kayıtlarına erişim izni verilmiş, bu sistemde hayvan pazarı yöneticilerinin, satış günleri sırasında veya hemen sonrasında ölen hayvanları rapor etmeleri zorunludur.
Ocak 2021 ile Aralık 2024 tarihleri arasında Yeni Güney Galler'deki çeşitli hayvan pazarlarında satılan sığır ve koyunların ölüm verileri analiz edilmiştir. Ayrıca, ölüm riskini artırabilecek faktörler de incelenmiştir. Bu faktörler arasında hava koşulları, hayvan pazarlarının büyüklüğü ve konumu gibi etkenler yer almaktadır. Analiz edilen 'pazar ölüm oranları', kamyonlarda ölü bulunan hayvanları, yolculuk sırasında aşırı derecede hasta veya yaralı olduğu için ötanazi edilmek zorunda kalınanları ve pazar alanında tutuldukları süre zarfında ölen hayvanları kapsamaktadır.
Yapılan analizler sonucunda, ortalama ölüm oranı her satış günü için sığırlarda %0.016, koyunlarda ise %0.096 olarak belirlenmiştir. Bu oranlar, yaklaşık olarak her 6.000 sığırda bir, her 1.000 koyunda ise bir ölüm anlamına gelmektedir. Eğer bu oranlar, 365 güne bölünerek yıllık eşdeğer ölüm oranları hesaplanırsa, sığır ve koyunlar için sırasıyla %34.9 ve %5.8 gibi dikkat çekici oranlara ulaşılmaktadır. Bu yıl şu ana kadar, Yeni Güney Galler'deki hayvan pazarlarında yarım milyondan fazla sığır satılmıştır. Sığırlarda ölüm oranının yüksek günlük sıcaklıklar ile pazarın büyüklüğü ve konumu arasında bir ilişki olduğu gözlemlenmiştir. Koyunlarda ise daha düşük minimum sıcaklıklar ve pazar konumu, daha yüksek ölüm oranlarıyla ilişkilendirilmiştir.
Daha İyi Standartlara Duyulan İhtiyaç
Avustralya'da, hayvan pazarlarındaki çiftlik hayvanlarının refahını sağlamak için belirli standartlar ve yönergeler mevcuttur. Avustralya Hayvan Refahı Standartları ve Yönergeleri, canlı hayvanların bakımı ve taşınması için asgari yasal gereklilikleri ve önerilen uygulamaları belirlemektedir.
Ancak, hayvan refahı yasaları eyaletler ve bölgeler tarafından yönetildiği için, bu kuralların Avustralya genelinde farklı şekillerde uygulanması ve denetlenmesi söz konusudur. Avrupa Birliği'nde ise durum farklıdır; tüm üye ülkeler hayvan taşımacılığı konusunda aynı düzenlemelere uymaktadır. Avrupa Birliği kuralları genellikle daha kısa yolculuk sürelerine izin vermekte ve uzun yolculuklarda hayvanların mola vererek beslenip su içmelerini gerektirmektedir. Avustralya'da da benzer reformların hayata geçirilmesi gerekmektedir. Standartlar ve yönergeler, tüm Avustralya eyaletlerinde düzenli olarak ve aynı şekilde uygulanmalıdır. Ayrıca, sığır ve koyun üretim zincirindeki tüm paydaşlar, hayvanlara yönelik düşük stresli elleçleme teknikleri, stres ve korkuyu tanıma becerileri ve asgari refah standartları konusunda eğitilmelidir.
Etik Konunun Ötesinde Ekonomik Bir Sorun
Açıkça ortada olan hayvan refahı sorununun yanı sıra, taşıma sırasında veya hayvan pazarlarında sığır ve koyunların ölmesi, canlı hayvan endüstrisi için önemli bir ekonomik sorundur. Örneğin, tek bir büyükbaş hayvanın satış değeri yaklaşık olarak 1.800 ila 2.000 Avustralya doları civarında olabilmektedir.
Buna ek olarak, taşıma ve elleçleme sırasındaki stres, etin kalitesini de olumsuz etkileyebilmektedir. Dolayısıyla, bu stresi azaltmak hem hayvanlar hem de tüketiciler için faydalı olacaktır. Kuzey Yeni Güney Galler'deki kamyon yangını gibi kamuoyunda yankı uyandıran olaylar, canlı hayvan endüstrisine olan kamu güvenini zedeleyebilir ve endüstrinin operasyonel “sosyal lisansını” zayıflatabilir. Daha güvenli taşıma uygulamalarını ve daha iyi hayvan pazarı yönetimini belirleyen daha fazla araştırma yapılması, kayıpları azaltmaya, ürün kalitesini iyileştirmeye ve sektöre olan güveni güçlendirmeye yardımcı olacaktır.
Etki Analizi
Avustralya'da hayvan taşımacılığı ve hayvan pazarlarındaki ölüm oranları üzerine yapılan bu araştırma, sektörel refah standartlarının iyileştirilmesi gerektiğine dair güçlü kanıtlar sunmaktadır. Hem hayvan sağlığı ve refahı açısından kritik öneme sahip olan bu bulgular, aynı zamanda endüstriyel ekonomiye doğrudan etki eden kayıpları da vurgulamaktadır. Geliştirilecek daha sıkı düzenlemeler, standartların eyaletler arası eşit uygulanması ve sektörel paydaşların eğitiminin artırılması, bu sorunların çözümünde kilit rol oynayacaktır. Bu tür araştırmalar, sektörün sürdürülebilirliği ve kamuoyu nezdindeki itibarının korunması için de büyük önem taşımaktadır.