5 dakika okuma
Küba'da Ekonomik Mücadeleler ve Dayanıklılık: Bir Gazetecinin Gözünden Hayat

Küba'da Ekonomik Mücadeleler ve Dayanıklılık: Bir Gazetecinin Gözünden Hayat

İçindekiler

Şubat 2026'da Venezuela'nın Caracas kentinden ülkesine dönen deneyimli Kübalı gazeteci Boris Luis Cabrera, 53 yaşında, Amerikan ambargosunun Küba üzerindeki etkilerini ve halkın bu zorluklara karşı direncini kendi bakış açısıyla değerlendiriyor. Prensa Latina'da son 10 yıldır spor muhabirliği yapan Cabrera, Küba'nın karşı karşıya olduğu ekonomik yaptırımların, günlük yaşam üzerindeki somut etkilerini ve bu duruma karşı geliştirilen toplumsal dayanıklılık mekanizmalarını aktarıyor. Venezuela'daki TeleSur görevinin ardından ülkesine döndüğünde, kaldığı gazeteci dairesinde artan yatak sayısı ve Latin Amerika ve Karayip beyzbol şampiyonası için ülkeye gelen Cabrera ile yapılan röportaj, adanın güncel durumuna ışık tutuyor. Kendisiyle yapılan görüşmeler, ABD hükümetinin 65 yıldır devirmeye çalıştığı ada ulusunu ekonomik olarak boğma çabalarının yarattığı zorlukları ve Küba halkının bu duruma karşı gösterdiği direnci ortaya koyuyor.

Cabrera'nın ifadelerine göre, Küba'da ortalama bir gün, enerji açıkları nedeniyle planlı elektrik kesintileri, belirli gıda ve ilaçlara ulaşımda yaşanan güçlükler ve yakıt ile yedek parça kıtlığı nedeniyle toplu taşımanın sınırlı olması gibi somut maddi gerilimlerle karakterize ediliyor. Bu sorunlar, ABD'nin adaya uyguladığı ve kredi erişimini sınırlayan, ithalatı pahalılaştıran ve ada ile ticaret yapan üçüncü ülkeleri cezalandıran ekonomik, ticari ve mali ablukanın yapısal etkilerinden ayrılamaz bir bütünlük taşıyor. Bu durum, sadece içsel kıtlıklar değil, aynı zamanda günlük yaşamı şekillendiren sistematik dış baskı anlamına geliyor. Buna rağmen, Küba'da eğitim ve sağlık hizmetlerinin hala evrensel ve ücretsiz olması, Küresel Güney'deki birçok ülkeye kıyasla önemli bir fark yaratıyor. Bu nedenle, tipik bir gün maddi zorluklar, bu zorlukların üstesinden gelmek için oluşturulan topluluk destek ağları ve güçlü bir direniş kültürü etrafında şekilleniyor.

Küba Halkının Dayanıklılığı ve Toplumsal Mücadele Yöntemleri

Toplumsal Dayanıklılık Mekanizmaları

Boris Luis Cabrera, zorluklarla başa çıkma konusunda kolektif tepkilerin çeşitlilik gösterdiğini belirtiyor. Birçok Kübalı, gıda paylaşımı, ortak satın alma organizasyonları ve hizmet alışverişi gibi aile içi işbirliği stratejilerine başvuruyor. Diğerleri ise mevcut ekonomik modelin izin verdiği sınırlar dahilinde yerel üretim girişimlerine, özel veya kooperatif işletmelere yönelmiş durumda. Bu tepkilerin, piyasaya bir uyum süreci olarak değil, dış ekonomik saldırganlık ve düşmanca bir uluslararası ortama karşı halkın direniş biçimleri olarak yorumlanması gerektiğinin altını çiziyor. Ayrıca, sosyalist modeli mükemmelleştirmek, daha verimli hale getirmek ve enflasyon, aşırı bürokrasi gibi çarpıklıklarla mücadele etmek üzerine büyüyen bir iç tartışma olduğunu da ekliyor.

Bu dayanıklılık, sadece bireysel çabalarla sınırlı kalmıyor. Toplumsal dayanışma ağları, komşuluk ilişkileri ve işyerlerindeki ortak çalışma kültürleri, kaynakların paylaşılmasında ve ihtiyaçların giderilmesinde kritik bir rol oynuyor. Özellikle gıda ve enerji gibi temel ihtiyaçlarda yaşanan sıkıntılar, yaratıcı çözümlerin geliştirilmesine yol açıyor. Örneğin, kent tarımcılığı, bisiklet kullanımının yaygınlaşması ve evde kendi kendine yeterlilik çabaları, bu zorlu koşullarda yaşamı sürdürmenin önemli yolları olarak öne çıkıyor. Bu kolektif ruh, Küba'nın zorlu ekonomik koşullara rağmen sosyal bağlarını güçlendirmesine yardımcı oluyor.

'Özel Dönem' ile Karşılaştırma

Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Kübalılar, gıda ve yakıt kıtlığıyla mücadele ettikleri ve 'Özel Dönem' olarak hatırlanan bir süreci yaşamışlardı. Cabrera, bu dönemi bugünkü ABD dayatmalı zorluklarla karşılaştırarak, her iki dönemin kendine özgü zorlukları olduğunu ifade ediyor. 'Özel Dönem', Sovyetler Birliği'nin ana ticaret ortağı ve enerji tedarikçisi konumunu kaybetmesiyle başlamıştı. O dönem, uzun süreli elektrik kesintileri, ciddi gıda kıtlığı ve GSYİH'de keskin bir düşüşle damgasını vurmuştu.

Nüfus, bu krizi aşmak için büyük ölçüde aşırı kemer sıkma, yaratıcılık ve sosyal organizasyona başvurmuştu. Bisiklet kullanımı, kent tarımı ve mahallelerdeki dayanışma ağları yaygınlaşmıştı. Günümüzdeki durumla karşılaştırıldığında, pek çok kişi 'Özel Dönem'in psikolojik etkisinin daha ani ve derin olduğunu düşünüyor. Ancak mevcut dönem, ambargonun sıkılaşması, pandemi sonrası küresel kriz ve iç ekonomik gerilimler gibi bir dizi faktörün birleşimiyle karmaşık zorluklar yaratıyor. En önemli fark ise, o dönemde farklı bir uluslararası ortamın desteğiyle bir toparlanma beklentisinin net olması; bugünkü jeopolitik manzara ise daha belirsiz.

Uluslararası Dayanışma ve Küba'nın Rolü

Mevcut Durumdaki Uluslararası Destek Eksikliği

Son 60 yılda Küba, Küresel Güney'deki diğer halklara ve uluslara yönelik etkileyici bir dayanışma gösterisiyle tanınmıştır. Soğuk Savaş sırasında tarihi müttefikleri Rusya ve Çin'den ABD saldırılarına karşı savunmada destek almıştı. Ancak bugün Küba'nın yardıma muhtaç olduğu bir anda, neden daha fazla ülkenin gıda ve yakıt sağlamak için uzanmadığı sorusu akla geliyor. Cabrera, Küba'nın uluslararası dayanışma konusunda tanınmış bir politikaya sahip olduğunu, tıbbi tugaylar ve teknik destek göndererek onlarca ülkeye yardım ettiğini belirtiyor.

Bazı müttefiklerden gelen sınırlı mevcut yardımın bir terk edilme olarak yorumlanmaması gerektiğini, bunun kendi ekonomik kısıtlamalarının ve jeopolitik baskılarının bir sonucu olduğunu vurguluyor. Birçok ülke yaptırımlarla, enerji krizleriyle veya Batılı güçlerin hakim olduğu çok uluslu kurumlara olan mali bağımlılıkla karşı karşıya. Dahası, ABD yaptırımlarının 'mütekazıra' niteliği, siyasi irade olsa bile bankaları ve şirketleri Küba ile etkileşim kurmaktan caydırıyor. Bu durum, Küba'nın uluslararası destek arayışını daha da karmaşık hale getiriyor.

Geleceğe Yönelik Beklentiler ve Stratejiler

Boris Luis Cabrera, geleceğe dair beklentilerini ve Küba'nın 'suçlayıcı' ablukayı nasıl aşacağına dair vizyonunu paylaşıyor. Ablukanın, uluslararası hukukun ve halkların kendi kaderini tayin hakkı ilkesinin ihlali olarak uluslararası alanda kınanmasının devam edeceğini düşünüyor. Her yıl Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun bu politikaya karşı ezici bir çoğunlukla oy kullandığını hatırlatıyor. Diplomatik baskı, uluslararası dayanışma ve daha fazla ekonomik verimlilik, üretken adem-i merkeziyetçilik ve yolsuzlukla mücadele gibi iç dönüşümlerin bir kombinasyonunun, Küba'nın egemenlik projesini sürdürmesini sağlayacağına inanıyor.

Bu vizyon, ablukanın sona ermesini beklemenin pasif bir süreci olmaktan ziyade, Küba sosyalizmini içeriden güçlendirme, ittifakları çeşitlendirme ve sosyal uyumu ülkenin ana politik sermayesi olarak koruma ihtiyacını vurguluyor. Küba, bu zorlu süreçte hem iç dinamiklerini güçlendirerek hem de uluslararası arenada haklı taleplerini dile getirerek ayakta kalmaya çalışıyor. Teknolojinin ve dış dinamiklerin etkisinin sürekli arttığı günümüz dünyasında, Küba'nın bu stratejileri ne denli başarılı bir şekilde uygulayacağı yakından takip edilecek.

Etki Analizi

Küba'nın ABD ambargosu altında sürdürdüğü ekonomik mücadele, sadece ada ülkesinin kendi geleceği için değil, aynı zamanda uluslararası ilişkiler, yaptırımların etkinliği ve küçük ulusların egemenlik hakları gibi konularda da önemli dersler barındırıyor. Cabrera'nın perspektifi, ekonomik zorlukların yanı sıra halkın direncini, toplumsal dayanışmayı ve alternatif sosyo-ekonomik modeller arayışını ön plana çıkarıyor. Bu durum, küresel ölçekte yaptırımların insani ve ekonomik sonuçları ile uluslararası hukukun prensiplerinin nasıl dengeleneceği sorusunu yeniden gündeme getiriyor. Küba'nın bu zorlu süreçte izleyeceği stratejiler ve elde edeceği sonuçlar, benzer durumda olan diğer ülkeler için de emsal teşkil edebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

ABD ambargosu Küba'da ne gibi somut ekonomik zorluklara yol açıyor?

Ambargo, enerji açıkları nedeniyle planlı elektrik kesintileri, belirli gıda ve ilaçlara ulaşımda güçlükler ve yakıt/yedek parça kıtlığı nedeniyle toplu taşımanın sınırlı olmasına neden olmaktadır. Ayrıca kredi erişimini kısıtlamakta ve ithalatı pahalılaştırmaktadır.

Küba halkı ekonomik zorluklarla nasıl başa çıkıyor?

Halk, aile içi işbirliği stratejileri (gıda paylaşımı, ortak satın alma), yerel üretim girişimleri, kooperatifler, kent tarımı, bisiklet kullanımı ve mahalle dayanışma ağları gibi yöntemlerle direniyor.

'Özel Dönem' ile bugünkü ekonomik durum arasındaki temel farklar nelerdir?

Her iki dönem de zorluklar içerse de, 'Özel Dönem'in psikolojik etkisi daha aniydi. Günümüzdeki durum ise ambargonun sıkılaşması, küresel krizler ve jeopolitik belirsizliklerin birleşimiyle daha karmaşıktır. O dönemde toparlanma beklentisi daha netti, bugün ise belirsizlik daha fazla.

ABD ambargosuna uluslararası tepki ne düzeyde?

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu her yıl ambargoya karşı oy kullanmaktadır. Ancak ABD yaptırımlarının 'mütekazıra' niteliği ve uluslararası finans kuruluşlarının baskısı, bazı ülkelerden gelen desteği sınırlamaktadır.
Ayşe
Ayşe Demir

Teknolojinin geleceğini şekillendiren yenilikleri ve trendleri yakından takip eden deneyimli bir analist.

Kullanıcı Yorumları