Londra'da Yeşil Parti'den bir belediye meclisi adayının, Mart ayında Yahudi gönüllü ambulanslarına yönelik kundaklama saldırılarını İsrail'in düzenlediğini iddia eden sosyal medya paylaşımları nedeniyle partiden uzaklaştırıldığı bildirildi. Haverstock seçim bölgesi için aday gösterilen Aziz Rahman Hakimi'nin hesabından yapılan paylaşımlar, kamuoyunda büyük tepki çekti. Özellikle Golders Green'deki Hatzola ambulanslarının yakılmasının aslında İsrail tarafından gerçekleştirilen bir "sahte bayrak" operasyonu olduğunu öne süren paylaşımlar, geniş çapta eleştirilere neden oldu. Bu iddiaların ortaya çıkmasının ardından, İşçi Partisi ve Liberal Demokratlar, Hakimi'nin adaylıktan çekilmesi çağrısında bulunmuş, Yeşil Parti'yi ise "iğrenç ve Yahudi karşıtı" komplo teorileri yaymakla suçlamıştı.
Seçim adaylarının sosyal medya etkinliklerini içeren bir dosyanın basına sızdırılmasıyla Hakimi'nin hesabının, "Siyonistlerin" 11 Eylül saldırılarından sorumlu olduğuna dair iddiaları da yeniden paylaştığı ortaya çıktı. Yeşil Parti, ilk etapta bu yorumların partinin görüşlerini veya değerlerini yansıtmadığını belirtmiş ve Hakimi hakkında soruşturma başlatmıştı. Yerel Demokrasi Raporlama Servisi'nin (LDRS) edindiği bilgiye göre, iki haftadan uzun süredir devam eden soruşturma sonucunda Hakimi, partiden resmen askıya alındı. Partiden konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Yeşil Parti Adayının Sosyal Medya Geçmişi ve İddialar
Hakimi'nin Geçmiş Paylaşımları ve Soruşturma Süreci
Sivil mühendis ve yerel işletme sahibi olan Hakimi'nin hesabının, 2021 yılında yaptığı bir paylaşımda, Keir Starmer'ı "İsrail kuklası" olarak nitelendirdiği iddia edildi. Ayrıca, Müslümanlara seslenerek tütün endüstrisinin "kardeşlerimizi öldürmek için Yahudileri finanse etmesine" yardımcı olduğu gerekçesiyle sigara içmemeleri yönünde çağrı yapan bir paylaşımı da hesabından yaydığı belirtildi. Bu tür paylaşımlar, Yahudi karşıtı nefret söylemi olarak değerlendirildi ve yoğun eleştirilere yol açtı.
Hakimi'nin konuyla ilgili bir yorum talebine yanıt vermediği bildirildi. İşçi Partisi kaynakları, Yeşil Parti'nin seçim afişlerinin dükkan camından kaldırıldığı iddialarında bulundu. Bu durum, partinin adayına yönelik desteğini çektiği şeklinde yorumlandı.
Parti Liderliğinden Açıklamalar ve Son Gelişmeler
Sosyal medya paylaşımlarının ilk ortaya çıkmasının ardından, Camden Yeşil Parti Lideri Lorna Jane Russell, yerel partinin "Yahudi karşıtlığını ve her türlü ırkçılığı kesinlikle reddettiğini" belirtmişti. LDRS'nin, askıya alma kararının ardından Camden Yeşil Parti'nin Hakimi'nin adaylığını hala destekleyip desteklemediğini sormak üzere ulaştığı ancak parti, yayın süresine kadar yanıt vermedi. Bu sessizlik, parti içinde konuyla ilgili bir belirsizlik olduğunu düşündürdü.
Ancak, parti aday desteğini çetse bile, adayın oy pusulasından yasal olarak çıkarılmasının mümkün olmadığı belirtiliyor. Bir siyasi parti tanımı ve logosuyla resmi aday olarak gösterilen bir kişinin adaylık süresi dolduktan sonra, parti üyeliğinden çıkarılsa veya askıya alınsa bile oy pusulası değiştirilemez. Eğer seçilirse, parti üyeliğinden sıyrılması durumunda bağımsız olarak görev yapacaktır. Yeşil Parti'nin Hakimi hakkında henüz bir olgu bulgusu tespit etmediği de vurgulandı.
Golders Green'deki Saldırılar ve Antisemitizm Tartışmaları
Kamyoncu şoförleriyle birlikte çalışan Hakimi'nin askıya alınması, diğer Yeşil Parti seçim adaylarının da sosyal medya paylaşımları nedeniyle tartışmalara girmesinin ardından geldi. Lambeth ve Croydon'da da benzer sorunlar yaşayan iki adayın daha askıya alındığı belirtildi. Bu durum, partinin aday belirleme ve kontrol süreçlerindeki potansiyel zayıflıkları gözler önüne serdi.
29 Nisan Salı günü, Golders Green'deki bir başka saldırıda 34 ve 76 yaşlarındaki iki Yahudi erkek bıçaklandı. Her iki kişinin de durumunun stabil olduğu ve saldırganın gözaltına alındıktan sonra cinayet girişimiyle suçlandığı bildirildi. Bu olay, bölgedeki gerilimi artırdı ve Yahudi toplumunda güvenlik endişelerine yol açtı.
Toplumsal Etkiler ve Antisemitizm Endişeleri
Terör saldırısı olarak ele alınan bu olaylar, Britanya Başhahamı Ephraim Mirvis'in Birleşik Krallık'ta Yahudi karşıtlığının "normalleştiği" yönündeki açıklamalarına neden oldu. Bu tür olaylar, toplumdaki farklı kesimler arasındaki güvensizliği derinleştirmekte ve hoşgörü ortamını zedelemektedir.
Cuma günü, Metropoliten Polis Komiseri Sir Mark Rowley, "Yahudi karşıtlığının salgını" ile mücadele etmek için hükümetten sokaklara 300 polis memuru daha yerleştirilmesi için fon sağlamasını istedi. Bu çağrı, mevcut güvenlik önlemlerinin yetersiz kaldığına ve daha kapsamlı bir stratejiye ihtiyaç duyulduğuna işaret ediyor.
Sonuç ve Değerlendirme
Yeşil Parti adayının askıya alınması, siyasi partilerin sosyal medya üzerindeki söylemlerine ne kadar dikkat etmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Özellikle hassas konularda yapılan paylaşımlar, hem adayın kariyerini hem de partinin itibarını olumsuz etkileyebiliyor. Golders Green'deki saldırılar ve artan antisemitizm vakaları, toplumun tüm kesimlerinin bu tür nefret söylemlerine karşı daha duyarlı olması ve birlikte mücadele etmesi gerektiğini vurguluyor. Siyasi partilerin, adaylarının geçmişlerini ve sosyal medya kullanımlarını daha titizlikle incelemeleri, toplumda güven ve huzurun tesisi için büyük önem taşımaktadır.