FLAV-27 adı verilen bu bileşik, fareler ve solucanlar üzerinde yapılan çalışmalarda umut verici sonuçlar gösterdi. Hayvan modellerinde, hafıza fonksiyonlarını iyileştirdiği, nöronlardaki hasarı azalttığı ve hatta hastalığın ilerlemesini yavaşlattığı gözlemlendi. Bu yaklaşım, Alzheimer'ın yalnızca yapısal protein birikimlerinden ibaret olmadığını, hücresel gen regülasyonundaki değişikliklerin de hastalığın gelişiminde önemli rol oynadığını ortaya koyuyor.
Henüz insan denemeleri başlamamış olsa da, FLAV-27'nin bu yenilikçi epigenetik stratejisi, Alzheimer tedavisinde yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. Bilim insanları, bu bileşiğin gelecekte hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırma potansiyeli taşıdığına inanıyor.